12 Kasım 2012

MUTLULUK

MUTLULUK; BİR PAZAR SABAHI UYANDIĞINDA,
HAYATININ AŞKININ SENİN İÇİN HAZIRLADIĞI BİR TABAK DOLUSU GÜZEL YÜZDÜR...
BÜTÜN GÜN BOYUNCA YÜZ GÜLDÜRÜR.

pixis

06 Kasım 2012

Mandala

Günün birinde dedikodu yapmaktan fırsat bulduğumuz bir anda Psikolog Mat'ım 'Mandala diye birşey var,mutlaka araştır netten' dedi.Ben de durur muyum hemen başladım neymiş bu mandala diye.. Sonuçları vikipediden iletiyorum:Mandala (मण्डल), Hindistan kökenli dinlerde metafizik veya sembolik bakımdan meta veya mikro kozmosu gösteren şekillere verilen ad.Genel olarak mandala,şekilleri belli bir düzene göre boyamaktır.

Bu sıkıcı bilgileri boşverelim de.. peki asıl soru: Ne işe yarar bu Mandala?

''Dinlenmek ve konsantre olmayı arttırmak icin, tam bir sessizlik icinde veya arka plandaki hafif bir müzigi dinleyerek bir Mandala boyanabilir.
  • Mandala'lar ruh icin bir ilactir
  • Mandala'lar vücut, ruh ve zeka'nin kaynasmasidir.
  • Kendi yaraticiliginizi kesfedeceksiniz.
  • Kendinizi ve sizin etrafinizi saran gercegi yeniden kesfedeceksiniz.
  • Günlük yasantinizin ve stresinin daha kolaylikla üstesinden geleceksiniz.
  • Sakin olacak, güven ve sogukkanlilik kazanacaksiniz.''

Normalde şekillerin içten dışa doğru boyanması gerekmektedir,ama hiperaktif insanlar için tam tersi önerilmekte.

Ve ben bunu nasıl kullandım sorumuzun cevabında sıra;
Okullarda bizim zamanımızda 'eğitici kollar' vardı ya,adını 'sosyal kulüp' diye değiştirip süslediler.(Not:Fakat hala çok etkili olduklarını düşünmüyorum.) Geçen yıl Gezi Kulübünün rehber öğretmeniydim ve okulun son günlerinde -hani sınıflarda 5-10 kişinin olduğu,kitap defter getirilmediği dönemlerde- kulüp için fotokopi çektirip dağıttım kuzucuklarıma! Önce -ne işe yarayacak ki? neden bunu yapıyoruz diye soran öğrenciler birkaç dakika içinde sessizliğe bürünüp kaptırdılar kendilerini.

Hatta en hiperaktifleri bile. :)


Sizler de bunu farklı ortamlarda,farklı gruplara uygulamak isteyebilirsiniz belki..Her yaş grubu için de bulmak mümkün. Bunlar benim kullandığım siteler:1-  http://www.free-mandala.com/ 2- http://www.education.com/worksheets/kindergarten/mandalas/



30 Ekim 2012

Kapan susam kapan!

Sevgili dümbük!
Bugün Hakkari'de oturma eylemi var,bu da kepenk ve kontak kapama eylemlerini de beraberinde getiriyor tabi ki...
Hal böyle olunca ne okula gitmek için ne minibüs,ne de taksi bulamadım.
Neyse...kitap okumak için güzel bir gün! :)



05 Eylül 2012

Güzelim...

Serkan Civelek benim ergenliğimin en güzel abilerindendi..ve ben bu klibi eski yazılarımdan biri zamanında arayıp bulamamıştım hiçbir yerde! Sonunda bulmuş olmanın sevinciyle bloğumdaki yerini aldı işte!

30 Ağustos 2012

Zamansiz

Kim bilebilirdi ki pazartesi i$ba$i yapacagimi babamdan ogrenecegimi? :) Hakkari'de eve tikilmak boyle bir$ey i$te!Zaman kavramini unutuyor insan.

Not: Bu ne la dunun aynisi?

-pixis-

26 Ağustos 2012

Sanat vs Yemek

mai: Ne yapıyorsun kankuli?
pixis: Kabak oyuyorum.
mai: Başkası oyunca yemek oluyor,sen oyunca sanat.

-pixis-

18 Ağustos 2012

SU KABAĞINDAN LAMBALAR YAPMAK! / SUSAK-2

Karpuz kabuğundan gemi bile yapıldığına hatta üstüne filmi bile çekildiğine göre bu başlık gayet hakkım diye düşünüyorum! :) 

Oyma,temizleme ve boncuklama işlemlerimiz görüldüğü üzere bitti.
Sadece o tepelerinde gördüğünüz sapları kırmak ve verniklemek kaldı. :)


Bu işlemler de bittikten sonra tamamıyle hazır olacaklar.


Ancak tekrar fotoğraf çekip koymayı düşünmüyorum,bu kadarı size çok bile! :O 
Şaka şaka XD Zaten şimdiden bitmiş gibiler...Yorum sizin... :)





ÖPERİM SİZLERİ

-pixis-

17 Haziran 2012

SUSAK

Artık yokluğuma uyduracak bir kılıf bulamıyorum.. :(
Gerek de yok sanırım.:P Sıkıldım işte bu internet sosyalliğinden...çok yerden çektim kendimi.Ya hesapları kapattım yada bakmıyorum bile!Ama konumuz bu değil zaten! :)

Konumuz;SUSAK!
Susak yani su kabağı ile lamba çalışmalarına başladım.Geçen yıl öğretmenler olarak Ağva'ya gitmiştik.Oradaki lambaları görüp hayran kalmıştım! Ama dükkanda kimsecikler yoktu. :(  Kocimin bir arkadaşının en büyük hobisiymiş meğer.. biz ona kısaca Sensei diyoruz. :D Büyük usta gerçekten! 

Sanatın ve sanatçının destekçisi pixis olarak yine yeni bir şehirde,yeni bir sanat öğreniyorum ne güzel! :))


---Hatırlamayanlar için hemen kronolojik bir sıralama yapayım:
1-İstanbul-Karakalem ve yağlı boya resimler
2-Diyarbakır-Çini
3-Amerika-Seramik
4-Hakkari-Su kabağından lamba

Balkonda kendime ufak bir atölye kurdum bile :)
Bildiğiniz matkap fln kullanıyorum olum! eheheh

Bunlar da rengarenk boncuklarım ve sapı kırılan çekiç :P

Henüz bitmedi ama şimdilik son hali bu :)
Anamm balkonumun rezilliğine bak :O bugün demirleri söktük deee :P

14 Nisan 2012

Jazz Müziğin doğum yeri; New Orleans/LOUSIANA

Haftasonu gezmelerimizden biri…Türkiye’de olsak 6 buçuk saatlik yolda ne işimiz var deriz :p ama Amerika’ya bi daha gelme şansımız olmazsa diye hiç umursamıyoruz o saatleri ve New Orleans’ta buluyoruz kendimizi!Yeni bir eyalette…

O meşhur Missisipi nehrinde Jazz müziğini canlı dinlemeden olmaz diye düşünüp,otele eşyalarımızı bırakıp,hemen tekne turuna katılıyoruz.Herzamanki gibi ağır bir yemek kokusu bize hoş geldiniz diyor,ama biz kusmak üzere olduğumuzdan hoş bulduk diyemiyoruz. :P Oturuyoruz bir masaya,güzel sesli bir bayan piyano çalıp şarkılar söylüyor bize..Etrafıma bakınıyorum,çoğunluk zencilerden oluşuyor.Birden gözüm bir erkeğin boynundaki onlarca renkli boncuk kolyelere takılıyor.
-satıyor mu acaba?!
 Hani sirkeci trenlerinde vardır ya adam tükenmez kalem satar ‘son kullanma tarihi 2015’der,onun gibi. :D
Yok yok satıcı değil belli,masasındaki ufaklıklar bir tane kolye için kıvranıp duruyorlar.

Sonunda tura başlıyoruz yağmura rağmen…
Ama etrafta görmeye değer pek bir şey bulamıyoruz açıkçası…Katrina sonrası yapılan barakalar var dikkatimizi çeken..iki adet savaş gemisi…ee başka?! Bu mudur yani olay?!


Nerde benim canım Boğaz turum?Tamam kabul onu da sıkıcı bulmuştum zamanında ama şimdi daha iyi anladım değerini! J

Bir yerde kenara yanaşıyor tekne, nihayet kayda değer bir şeyler görebileceğiz sanırım.
Yemyeşil bir arsa…tam filmlerdeki gibi!
Başlıyoruz geyiğe ‘zamanında Ahmet emmi dediydi buradan arsa alın diye,onu dinleyeydik şimdiye…ohoooooo!’ :P
Şerif amca karşılıyor bizi,garibim konuşmaya hasret kalmış,durmak bilmiyor,tek sorun sesini duyamıyoruz.
Aman o da nesi? 1815 yılından kalma bir binayı bize -tarihi eser- diye gösteriyorlar!Yine canım memleketimi anıyoruz.Yine hüsran,kayda değer bir şey bulamıyoruz.

Akşam olduğunda sokağa atıyoruz kendimizi..Bir sürü sanat atölyesi…ama hepsi kapalı!

Hediyelik eşya satan dükkanlara giriyoruz ve ne görelim..sabah gördüğümüz boncukların yani kolyelerin kaynağı burasıymış!Çoklu takılması mübah anladığım kadarıyla. JMaskelere bayılıyorum ama renkler uymamış,tavuskuşu tüylü iğrenç,altın rengi istemem derken bir tane bile maske alamamış olmanın pişmanlığını yaşıyorum! L


Sıradaki hedefimiz:French Quarter’daki Bourbon caddesi!
Işıklar daha uzaktan gözlerimizi alıyor!Barlardan müzik sesleri taşıyor,hani cazın merkeziydi?Bildiğin pop-R&B fln da çalıyor bunlar.İnsan kalabalığından geçilmiyor burada.Herkeste de aynı boncuklu kolyeler!
Önümüze düşen kolyeden anlıyoruz ki,barların üst katından kolye yağıyor! J ay bi seviniyorum ben!Yaşlı teyzem bana da atıyor kolye! Nereye otursak diye bakınıyoruz fakat git git bitmiyor burası…yani oldukça uzun bir cadde. Ay yaşasın yine kolye atıyorlar!
-Aaa! Ama bu adam atmıyooo! Aşkım bu adam neden kolye atmıyo ki?! Ama başkalarına atıyorlar! Hıhh!uyuz kolyene mi kaldık!’ deyip ilerlerken ‘oh my goooooosh!o da nesi?’ Meğer kolye almak için ya bi taraflarımızı göstermek yada erotik dans yapmak gerekiyormuş! Yani popomuzun hakkıyla almalıymışız,herifçioğlu oyüzden atmamış bana kolyeyi! Bu noktadan sonra biraz küfür fln ediyoruz tabi!! :P

Bahçeli bir mekanda sakin sakin caz müzik yapan amcalar var..Tamam kabul ediyorum başta ihtiyar heyetiyle mi takılcaz demiş olabilirim ama diğer korkunç-ürkünç yerleri görünce bahçe çok daha cazip geldi! Ama hala grupta zenci olmamasını yadırgıyorum!


















Hadi biraz da coşalım deyip başka bir bara giriyoruz..dans ediyoruz,dans edenleri izliyoruz ve ben şu sonucu çıkarıyorum: biz de şoparlar ne ise,burada da zenciler o!

 Adamlar ne yapsa yakışıyor be kardeşim..onlar oynasın sen seyret! Genci yaşlısı fark etmiyor! :D Bardan çıkarken atlarıyla polisler geliyorlar barın önüne..kalabalıktan arabayla sokağa girmek neredeyse imkansız zaten.barın önünde müşteri çekmek için dans eden tonton bi amca yanına kapmış kızları dans ediyorlar..bizim atlılarda eşlik edince daha eğlenceli bi hale bürünüyor bu dans!


Düşünsenize Taksim meydanında polisler böyle bir şey yapsın!Hayal işte!


18 Mart 2012

GÖKYÜZÜ!


...görmesen bile denizi

yukarıya çevir yüzü

deniz gibidir gökyüzü...

                           -Sabahattin ALİ-


 

13 Mart 2012

Vicdanın Zaman Aşımı Olmaz!


Behçet AYSAN, Madımak otelinde can veren  35 kişiden yalnızca biri... Ne güzel söylemiş değil mi '....değişen bir şey yok hiç ölüm hariç. aynı gökyüzü aynı keder.' 

07 Mart 2012

Handmade Board by pixis!

Selam sevgili izlekler;
bir yap yakıştır-bul buluştur ile daha birlikteyiz.. :)

hemen malzemelere geçiyoruz:
-1 adet hediye gelmiş ve bir o kadar da çirkin ve gereksiz (ve ayıp olmasın deyip bir türlü atamadığımız,oradan oraya sürüklenen) bir tablo :D
-beyaz kağıt-karton-poster arkası yada Allah ne verdiyse :p
-çerçeveyi boyamak için de boya
(isteğe bağlı/misal ben boyamak için havaların güzelleşmesini beklemek zorundayım,boya kokusu hafiften kafa yapıyor da :p)

ne kaddan basitmiş değmi?
neyse efenim tabloyu açıyoruz,içine poster arkasını yerleştirip tabloyu kapatıyoruz ve
ta daaaaaaaaaaaaaaaaaaaa


beyaz tahtamız hazır!
artık üstüne not mu alırsınız..alışveriş listesi mi hazırlarsınız..özel ders verirken mi kullanırsınız orası size kalmış!
güle güle kullanınız efem :)

HakkariirakkaH

bu karşı apartman çatısı ve dağ manzarası 

masanın üstündeki kar yüksekliği ne de şirin 

aslında yarım ay şeklinde banklar olması lazımdı burda 

beşinci katı seviyorum  













04 Mart 2012

Aslında Pinterestin İ'si I olacaktı!

Evet sevgili izlekler,
yine bir -ne yağdı mübarek-le birlikteyiz!
Sabah uyandığımdan beri aralıksız kar yağıyor.Böyle devam ederse size sabah inanamayacağınız fotoğraflar sunabilirim.Şimdiden dizboyu..Öğrenciymiş gibi dua ediyorum okullar tatil olsun diye.. :p I kalp you kar! <3
(edit:tatil!!!)

Ayrıca aman hiçbiryerden kusur kalmayım diyerek bir de PİNTEREST hesabı açtım kendime! Hatta Mesut Bahtiyar bile beni takip ediyor! :D Siz de gelsenize,çok eYlenceli!

Belki siz bilmezsiniz de..bilen bilir :) ben çok taktım bu şarkıya!



bu da tadından yenmiyor:

28 Şubat 2012

MİMception!

evet şımarıklık yapıyorum kime ne?! evet kelime uydurdum! :p
evet başrolde leonardo yok,noolmuş? 
Neyse.. diyorum ki 'Ben imkansız -mim-ler için yaratılmışım!'Valla ne yalan söyleyeyim..hep uzak durdum şu mim olaylarından! Bırakın yöneltilen mimleri yazmayı,mimli yazılara yorum bile yapmadım mümkün olduğunca!İşte böyle de gıcık bi insanım.
Sonra anladım ki bu böyle gitmez gardaş!
Hele ki enes beni ben yazmadığım halde 2. kez mimledi ki yerin dibindeyim resmen! :(
E şimdi ben üsturupsuz'un mimini yazsam,sinem'e ayıp! :P enes'in 1. mimini yazsam,daha 2. var!
Düşündüm ve bir karar verdim: en iyisi ben popomdan bir mim uydurayım!(ve topu da beni mimleyenlere atayım!) 
ve böylelikle MİMception başlar...
olay şöyle cereyan edecek;sizin için önemli bir şarkıyı alıp,şöyle iyice bir allayıp-pullayıp,anılarla beraber bir post hazırlıyorsunuz!
For example;


Bundan yıllaaaaaar yıllar evvel,daha lisede ergen iken candostumun evindeyiz..ablası -ki bizden sadece 2 yaş büyük- evlenirken bu müzikle ilk dansımı yapmalıyım diyerek bize bir şarkı dinletti.. ben o dönem rock müzik manyağı olduğumdan 'ıııııyk-bööööyk' gibi tepkiler verdim tabi! aradan yıllar geçti,üniversite bitti,ben aşık oldum,o beni kandırdı :P ve evlendik...
düğün salonuna girdik...ve işte o şarkı:

 meğer ne kadar da güzelmiş...:icon_evil:
Mimlenen şanslılar daaaaaa: Sinem , Üsturupsuz Yazar, JewelEnes ve tabi ki de Creep . 


She
May be the face I can't forget
The trace of pleasure or regret
May be my treasure or the price I have to pay
She
May be the song that summer sings
May be the chill that autumn brings
May be a hundred different things
Within the measure of a day

She
May be the beauty or the beast
May be the famine or the feast
May turn each day into a heaven or a hell
She may be the mirror of my dreams
The smile reflected in a stream
She may not be what she may seem
Inside her shell

She
Who always seems so happy in a crowd
Whose eyes can be so private and so proud
No one's allowed to see them when they cry
She
May be the love that cannot hope to last
May come to me from shadows of the past
That I'll remember till the day I die

She
May be the reason I survive
The why and wherefore I'm alive
The one I'll care for through the rough in ready years
Me
I'll take her laughter and her tears
And make them all my souvenirs
For where she goes I've got to be
The meaning of my life is

She
She, oh she



18 Şubat 2012

YEMEZLER!

13’ü onaylandı, 42’si yolda! GDO’lar sessizce sofralarımıza geliyor! Bu büyük tehlikeyi engellemek içinse çok az bir zaman var. Sofranı korumak için sen de imzala!
İmzalamak için resmi tıklamanız yeterli.Şimdiden teşekkürler...


05 Şubat 2012

İngılizca Xocasi: Volume 2

Yeni yayın dönemi Hakkari'den!
Efenim :P bildiğiniz üzere bloğumun bol yazılı dönemi Diyarbakırdayken idi..adeta Osmanlı'nın Kuruluş Dönemi dönemi gibi!Bende bi heves,bi yazma aşkı,bi ne bileyim hasret action falan derken..o gazla aldım-yürüdüm! Sonra kalktım sevdiceğime <3 goncama kavuşayım diye İstanbul'a dönüş yaptım. 
Eeee..koskoca istanbul!
bi de oturup size yazı mı yazaydım? :p
Gezdim tozdum!
Hızımı alamayıp kendimi Amerika'da buldum..ki bu tarihler de bloğumun duraklama devri olmakta.

Baktım ben çok geziyorum,bloğu boşluyorum en iyisi bi doğu görevi daha yapayım ben de dedim :p malum.. buralarda malzeme de çoooook,zaman da... 
Ve umarım bloğun Yükselme devri de burada olduğum süreçte gerçekleşir.
Gerileme ve Yıkılma döneminden söz etmek istemiyorum şimdilik!!!!



Not: hala şu ameika yazılarını yayınlayamadım ya..Allah beni neeetsin?!! hele bi new orleans vakam var :( hehehe.. hıı bir de mimler var.. yarın yeni okulda ilk günüm,kimse yenileri sevmez..o da var! 
Creative Commons License

...


her geçen gün aRt-ıyor!