-others... etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
-others... etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

02 Şubat 2013

VICTORIA'S SECRET MANKENLERİNİN EGZERSİZLERİ

Tembel insanlar için dev hizmet! :p
Uzun uzun spor yapmayı sevmiyorsanız,bu 10 dakikalık egzersize bayılacaksınız.
Evet hiçbirimiz bi Adriana değiliz ama yine de denemeye değer... :) Hepinize kolay gelsin.



-pixis-

02 Ocak 2013

-Spor Yapan Bir Vücut da Görsel Sanat Sayılır-P90 İnceleme

İşin içinde göze hitap etmek olunca evet spor yapan bir vücuda sanatsal açıdan yaklaşabiliriz. :)
Örneğin yan tarafta fotoğrafını gördüğünüz Tony amcam.. (P90 Programının yaratıcısı:TONY HORTON)

Hakkari'ye geldiğimizden itibaren malum yapılacak pek fazla birşey olmayınca,bize de yiyip yatmak düştü tabi. Aldığımız kilolar da gözümüze batmaya başlayınca 'böyle gitmez' diyerek spora kendimizi adamaya karar verdik.Kocimin internet aleminde günler süren araştırmalarının sonucunda P90 adında bir vücut geliştirme (Body building) programı bulduk ve torrentledik.


Yaklaşık 2 aydır,programı aksatmadan uyguluyoruz.Başlarda 5 şınav çekemeyen ben,şimdi 20 şınav çekebiliyorum.Bir ara kilo vermediğim için isyan etmiştim ki kocim elinde mezurayla gelip belimi ölçünce aslında ne kadar da haksız olduğumu anladım. 2 hafta sonunda tam 6 cm incelmiştim. Bayanlar bunun ne kadar iyi bir rakam olduğunu bilirler. :)


Araştırmaya başladığımızda karşımıza tavsiye edilen birkaç program çıktı;P90,P90X ve Insanity..
Yazılanları okudukça P90da karar kıldık.P90X de onun bir üst seviyesi olduğu için onu 2.aşamaya bıraktık.(1 ay sonra da ona başlıyoruz.)

Şimdi  P90 nedir-nasıldır biraz da bundan bahsedeyim.
P90 tam anlamıyla bir ev-fitness programı.Bir çalışma tablosu ve yemek planı mevcut. 2 bölümden oluşuyor:Aşama 1-2 ve aşama 3-4. Her iki aşamada farklı 2 bölümümüz var. 1gün kardiyo(cardio,abs),1gün kas geliştirme(sculpt)  üzerine.Her iki aşamada da vücudu zorlamamak gerekiyor,kendi hızınızda ve gücünüz yettiği kadar yapmanız yeterli..

Uygulamak için ne kadar süre gerekli?
-35/40 dakika

P90 ı Nasıl Kullanıyoruz?
Aşama 1-2 yi , haftanın 6 günü  uyguluyoruz ve bir günümüzü de dinlenmeye ayırıyoruz.
Bu aşamada yavaş hızda çalışıyoruz.90 günün sonunda bir sonraki aşamaya geçiyoruz.

Aşama3-4 ise,yine benzer program daha hızlı ve daha fazla egzersizle karşımıza çıkıyor.Kulandığımız malzemeler yine aynı.


P90 için gerekli malzemeler nelerdir?
-Dambıl yada elastik band
-Su,havlu ve temiz hava :p

Programı uygularken diyet yapmak gerekli mi?
Sağlıklı bir vücuda kavuşmak istiyorsanız evet gerekli.
Programın kitapçığında zaten örnek yemek planı,kesiklikle yemeniz ve yememeniz gerekenler listesi var.
En olumlu sonuç için uygulamanız şart. :)

Son olarak, bizim gibi mahrumiyet bölgesindeyseniz veya dilediğiniz her an bir spor salonuna gitme şansınız yoksa bu program sizin için de avantajlı olacaktır.Üstelik günün istediğiniz saatinde çalışma şansınız var.Vücudunuzu şekle sokmak için kesinlikle tavsiye ediyorum.

NOT:Eğer 4 barfiks,40 şınav ve 40 mekik yapabiliyorsanız biraz zorlanma riskiyle beraber P90X'ten de başlayabilirsiniz.Ama vücudu yavaş yavaş alıştırmakta fayda var.

Videoyu izlemenizi de öneririm :)


2013 BOL SAĞLIKLI BİR YIL OLSUN DOSTLARIM!

-pixis-






18 Şubat 2012

YEMEZLER!

13’ü onaylandı, 42’si yolda! GDO’lar sessizce sofralarımıza geliyor! Bu büyük tehlikeyi engellemek içinse çok az bir zaman var. Sofranı korumak için sen de imzala!
İmzalamak için resmi tıklamanız yeterli.Şimdiden teşekkürler...


04 Nisan 2011

ART by CHANCE 2011/ULTRA KISA FİLM FESTİVALİ

O kadar kısa ki... herşey 30 saniyede olup bitiyor!
İzleyince ben de bitiyorum..insan zekasına-yaratıcılığına hayran kalmamak elde değil! :)


2011 festivalinin konusu DEĞİŞİM ve  başvurular 8 Nisanda sona eriyor..
20 ülke yani 200 şehir,yani 20000 halka açık ekranda seyirciyle buluşacak ultra kısa filmler..
Eğitim ve reklam filmleri dışında her tür kurgu,animasyon ve video art ile katılım mümkün..


eğer 30 saniye neye yeter diye bir sorunuz varsa,cevapları geçen yılın 'zaman' temalı ultra kısa filmlerine bir göz atın derim! :)

08 Mart 2011

KADINa öğüt!


Eğer kadınlığınıza-haklarınıza sahip çıkmayı
ve kadına karşı baskının-şiddetin sona ermesini istiyorsanız;

oğullarınızı öyle güzel yetiştirin ki;

o gereksiz zihniyeti ortadan kaldırın ki;

Dünya böyle bir günü kutlamaya gerek duymasın!


ben kutlamıyorum!
(pixis)

30 Kasım 2010

danbo'nun özgeçmişi!

------------------------------------------------------------------
genç erkek model danbo kpss'ye hazırlandığı dönemlerde kamyon şöförü olarak çalışmıştı...
(rampada geçme beni düzlükte öperim seni! :D)

aynı zamanda gece hayatına da pek düşkündü!sık sık kızlarla laybo-reybo gibi yerlere giderdi!
 kızların nazına fordun aragazına hastayım! :P
 kpss'yi kazandı fakat örtmenliğin ona uygun bir meslek olmadığına karar verdi..
-repeat after me! hepiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii!
 2010 best model yarışmasına katılıp,birinci olan danbo delle dergisi için soyundu! :P

resim dersleri almaya başlayan danbo,röportajında ''evet çok zeksiyim fakat artık sanatımla gündeme gelmek istiyorum''dedi...

 kendisini de kirli çamaşırlarıyla birlikte yıkayan danbo ''yeniden doğmuş gibiyim'' diyerek gazetecilerin sorularını yanıtsız bıraktı!
--------------------------------------------------------------

bu fotoğrafları çekeli çok oldu aslında.. ama istedim ki yeni fotoğraf makinemle (evet bu kısım önemli altını çiziyoruz!profeşınıl olma yolundayım artıkın!) aynı fotoları daha güzel halleriyle çekeyim dedim kendi kendime.. ama şu aralar hiç vaktim yok! :(ben de bari bayatları size sunayım dedim!




19 Mayıs 2010

10 Mayıs 2010

gazeteni paylaş-2

gazeteni paylaş hareketiyle ilgili daha önce de bir yazım olmuştu.. (bilgi için lütfen tıklayın)
hatta bu yazıyı bloğumun yanısıra 2 farklı sitede yayınladım..

neler olmuş bitmiş bir göz atayım dedim ve bloglarını ziyaret ettim dün gece..
ne göreyim?meğer yayınladığım yazıyı fark edip,teşekkür bile etmişler..
inanmıyorsanız buyurun bakın! :)
http://gazetenipaylas.blogspot.com/
bende onları tebrik edip,evime döndüm..

p.s.:bu hareketi okunmaya değer gazete olmadığını düşünmeme rağmen sonuna kadar destekliyorum..lütfen sizlerde bu hareketin sesini duyurmaya çalışın..

-pix-
h.ö.s.h.

04 Mayıs 2010

Çocuk: Bana dokunma!

Aklımdan geçenleri düşünmek bile ağır gelirken,yazıya dökmek ne kadar da utanç verici bir insan olarak!
insan olmak!
Sadece görünürde değil,ruhla-maneviyatla insanlığa yakışır bir insan olmak!

Hasta ruhlarla uğraşan küçük bedenler...
Bedenleri kadar küçük mü olacak peki ruhlarındaki yara?

Bir eğitimci olarak elimden gelenin en iyisini yapmak istedim..
İşimi yapmak,yani eğitmek..
İşin birde çocuğa cinsel istismar konusunda nasıl eğitim verilir yönüne değinmek İstiyorum bu yazıyla..''çocuğuma dokunma''nın yanısıra
''çocuk tarafından atılan bir çığlık:bana dokunma!''

Araştırdım günlerce,en yakın arkadaşımdan faydalandım;bir psikologdan..


eğitildim ve kendimi eğittim...

İyi ve kötü dokunmayı uygun bir dille nasıl anlatırız çocuklarımıza?

Dokunmanın türleri:iyi mi-kötü mü?

Sarılmak-dokunmak sevginin en güzel göstergelerindendir,çocuk bunu bilmeli fakat aynı zamanda farklı dokunuşları da ayırt edebilmeli.Çocuğumuzun cinsel anlamda kendini korumasını sağlamak için bilgilendirici bir konuşma yapmalıyız..Çünkü kişiselliği,çıplaklığın ve cinselliğin özelliğini ve sınırlarını bilmeyen çocuk risk altındadır.
Önemli bir nokta da;çocuğun gelişiminin üstünde açıklamalar yapmamalıyız ki onu korkutmayalım.
Bedenlerimizin bize özel olduğundan bahsederek konuya başlayabiliriz... Bize özel olan bölgelerimiz vardır,başkaları tarafından bu bölgelere yapılan dokunuşlar oyun esnasında bile olsa kötü dokunuşlardır.Bir başkasına dokunmak yada başkası tarafından dokunulmak sevgi işaretidir elbette,iyi dokunuşlar olduğu sürece..
Eğer birinin dokunuşları onu rahatsız ediyorsa buna izin vermemesi ve ortamdaki büyüklerinden yardım istemesi gerekir.
Konuşma esnasında -kötü dokunuş- lara fazla vurgu yapılmamalıdır.


NOt:Yukarıda yayınlamış olduğum afişin çıktısını alarak görev yaptığım okuldaki sınıfların her birine astım...Siz de bu konuda daha duyarlı hareket etmek adına,afişi gerekli gördüğünüz yerlere mutlaka ulaştırın...

kaynaklar:


-Türkiye Aile Sağlığı ve PlanlamaVakfı Görünüm Dergisi/Ocak 2009
-http://www.eskisehircocukpsikiyatri.com/cinsel-egitim


24 Nisan 2010

Mimar Sinan Okulu "23 Nisan'da Bu Blog Benim Projesi - Ege


Merhaba ben Ege Deniz,
Hepimizin 23 Nisan Bayramı Kutlu Olsun
Blog adresim http://egeningnlg.blogspot.com/




not:teknik nedenlerden dolayı biraz geç yayınladığım için üzgünüm..

10 Nisan 2010

46.cumhurbaşkanlığı bisiklet turu/tour of turkey




46.cumhurbaşkanlığı bisiklet turu 11-18 nisan tarihleri arasında yapılacak,yarışmada 15 takım pedal çevirecek bu sene,her takınım 8er bisikletçisi var.''tour of turkey'' dünya bisiklet birliği (uci) tarafından dünya'nın en önemli 17 yarışmasından biri olarak kabul görüyor.yarışmanın ilk ayağı istanbul'dan başlayacak...eğer istanbul'daysanız ve benim gibi eminönü taraflarına uğradıysanız,bol miktarda tanıtım afişi görmüşsünüzdür zaten..

ayrıntılı bilgi

-pix-

h.ö.s.h.

06 Nisan 2010

istombul/sergi





8 Nisan - 2 Mayıs 2010

Türk Resim Sanatı'nın önemli kadın sanatçılarından Berna Türemen, 1968 yılında Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu'nu bitirmiş, yurtiçi ve yurtdışında pekçok kişisel ve karma sergiye katılmış ve çeşitli ödüller almıştır. Önemli ödüllerinden biri 1985 Gabrova Bienali Desen Dalı Ödülüdür. Sanatçının okul yıllarında soyut olarak başlayan çalışmaları, daha sonraki dönemlerinde figüre dönüşmüştür. Yaşadığı dönemi resimlerinde detaylarla ve renklerle en ince ayrıntısına kadar veren Türemen, konuyu resme en iyi şekilde aksettirmiş, izleyiciyi yaşadığı dönemden koparmamıştır.

Berna Türemen, Galeri Selvin'deki 8 Nisan – 2 Mayıs tarihleri arasındaki "İSTOMBUL" adını verdiği sergisinde Orhan Veli'nin şiirlerinden yola çıkarak kadın teması üzerine yoğunlaşmış, çalışmalarında saf bir anlatım biçimini ironik motiflerle zenginleştirmiştir.

Sanatçının yapıtları yurtiçi ve yurt dışında özel koleksiyonlarda, Ürdün-Amman Müzesinde, Lizbon Büyükelçiliği'nde, Bulgaristan Gabrova Müzesi'nde, İzmir DYO Müzesi'nde bulunmaktadır.



kaynak

29 Mart 2010

yeni bir hareket: gazeteni paylaş!

bir başka blogda karşılaştım bu haberle.. ve çokta hoşuma gitti açıkçası..
okuma oranını arttırmayı amaçlayan,çok iyi düşünülmüş bir hareket.

http://gazetenipaylas.blogspot.com/


otobüs yada metroda üzerinde


GAZETENİ PAYLAŞ -- www.gazetenipaylas.co.cc

yazan bir gazete bulursanız sakın üstüne oturmayın :) evet oturanlarda varmış...
çekinmeyin,okuyun ve sonra yine boş bir koltuğun üzerine bırakın..
hatta şehrinizde yaymaya başlayın...

08 Mart 2010

dünya kadınlar günü...

önemli birgün.. kimilerinin meydanlara çıkıp sloganlar attığı,kimilerinin yılda bir gün neye yarar dediği,kimilerininse ne hakkı..biz yaşıyormuyuzki diye aklından geçen bir gün...




oldum olası anlayamamışımdır zaten olması gereken şeylerin büyütülüp,abartılıp,neden paketlenip elimizde hiç yokmuş da hadi bir günlüğüne oluversin diye şaşalı bir şölene dönüştürülmesini...





diyarbakır'da tangocuların düzenlediği bir milango gecesindeydik arkadaşlarla...biz arkadaşımızın tayinini kutluyorduk,onlarsa 8 mart'ı...bir arkadaşıma tangoda eşlik eden beyefendi görünümlü bir adam bize hoşgeldiniz deyip,önceden planladığı esprisini patlatmak üzere masamıza geldi... ve espiri şu sözlerle elinde patladı:





'' dünya erkekler günü ne zaman arkadaşlar?''


'' ?!!!???!''


''8mart dışındaki hergün,hahhahaha''


''!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!''


birkaç önemli alıntıyla devam etmek istiyorum yazıma...
***
Orta Doğu ve özellikle Türk ve Osmanlı tarihi konusunda uzman ünlü tarihci Bernard Lewis "What Went Wrong" (Yanlış Giden Neydi?) isimli kitabinda İslam Uygarlığının bir zamanlar her alanda çağının en ileri uygarlığıyken zamanla nasıl Batı'nın, hatta günümüzde Batı'lı olmayan diğer pek çok uygarlığın da gerisine düstügünü inceliyor. Kültürler arasında fark yaratan noktalarla ilgili gözlemler yapıyor ve İslam dünyasının geri kalısının olası sebeplerini belirliyor.
İki kültür arasındaki birbaşka ilginç fark, kadın hakları konusundadir. 1665'te Evliya Celebi'nin Viyana'ya yaptığı seyahatten anlattığı bir bolümde, İmparator'un yolda bir kadınla karşılaştığında atını durdurup kadının geçmesine izin verdiğini, kadının da İmparatoru selamladığını, bunun üzerine İmparator'un şapkasını çıkarıp kadına saygı gösterisinde bulunduğunu anlatır. Gavur'ların memleketinde kadınların lafının dinlendiğini, bunu da büyük ihtimalle Meryem Ana'ya duydukları saygı yüzünden olduğunu söyler Evliya Celebi.

***
Bir ateist olan Mine G Kırıkkanat yazmıştı,
"Kadınlar hiçbir sanat sevmez, Hiçbir sanatla özleştirilemezler ve sanatsal dehası yoktur. "Jean Jacques Rousseau demiş bunu.
Batı da Aristo'lardan başlayarak gelen bir kadın düşmanlığı hep oldu. dinlerde bu ortamlarda gelişti, ve hiç birşeyi değiştiremediler. Mesala Lord Byron ; kimbilir ne kadar lirik ne kadar kibar bir beydi , o da kadının yeteneklerinin toplumsal hayattan uzak tutulması gerektiğini savunur. Fakat ironiye bakın ki, onun kızı sahte bir isimle matemetik kitabı yazmıştır. Dünyada bir kadına ait ilk matemetik kitabıdır.
Farkımız belki şuydu, biz de hiçbir zaman LORD Byronun kızı olmadı. Bunun sebebini bulursak , sorunu çözeriz. Gazali'nin kızı nerdeydi? Muhtemelen kocasından cezalandırılmak üzere dayak yiyordu ve bunu kendisine yapılan bir hak görüyordu. Bugün üç tane kadın suudi arabaistanda ehliyet hakkı için yanyana gelemiyor. Fakat gelmeleri lazım. Batı da kadınlar çok mücadele ettiler. ABD 'de tıp fakültesine ilk kez başvuran hanımın başından geçenleri bizimkiler hiç yaşamadılar.
***

Kadına verilen değere en büyük örnek ise Ulu Önder Atatürk'ün 1935 yılında Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı ile verdiği destektir...Halen çağdaş diye bahsettiğimiz ülkelerin kadına verdiği değere bakarsak:
_ İtalya' da kadınlar ancak 1948 yılında seçimlere girebilmişler.
_ Japon kadınları ise seçim haklarını ancak 1950 yılında alabilmiştir.
_Medeni Kanun' ları aldığımız İsviçre ise, kadınlar haklarını 1971 yılına kadar sağlamamıştır.
_ Çağdaşlaşmada örnek aldığımız İsveç ve Danimarka gibi ülkelerde de durum farklı değildi...


Mustafa Kemal Atatürk'ün bir sözüyle bitirmek istiyorum...

"Bizim sosyal toplumumuzun başarısızlığının sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ilgisizlikten ileri gelmektedir. Yaşamak demek faaliyet demektir. Bundan dolayı bir sosyal toplumun, bir organı faaliyette bulunurken, diğer bir organı işlemezse, o sosyal toplum felçlidir."
Creative Commons License

...


her geçen gün aRt-ıyor!