27 Ağustos 2010

kıssadan pix'e!

çok yoğunum çok! bildiğiniz gibi değil!
zaten zavallı bloğumun halinden de belli..
o yüzden hemen kıssadan pix'e geçiyorum!öpüyorum! :P

-ev hanımı mode:on
yemeğe misafirler alıp,temizlik fln yapıyorum!
ha birde evde değişiklikler yapıyorum,çok hoşuma gidiyor ayrıca..aslında ben bir de dekorasyon okumalıymışım ya..neyyse!

-yeni insanlarla tanışıyorum.(malum uyum süreci)

-Jack Londan'ın Martin Eden adlı kitabını okuyorum!

-karakalem çalışmalarıma verdim kendimi..

-yeşil ekrandan yayın yapıyorum bazen! :P


-haftaya iş başı yapıcam,sevinçliyim! :) hatta öyle sevinçliyim ki;converselerimden sıyrılıp topuklu ayakkabılara geçiş yapacağımı bile umursamıyorum!evet,bu okulumun bünyesi sadece kokoşları barındırıyor!kokito olacağım ben de! ühühühü! :(

-aaaa..feysbuk ziro çıktı sahi!kilo aldırmıyor!



-how i met your mother'ın beşinci sezonu da bitti...keşke hiç bitmese bu dizi!hiç öğrenemesek anneyi... 

Barneynin Müzikali - Nothing Suits Me Like A Suit | video.mynet.com

P.S.:I love you!
-şaka be şaka! :D

Gerçek P.S.:evet bu aralar nedense hiç yazasım yok!aslında hep buralardayım ama...geçecek biliyorum.önümüzdeki 2 çok önemli yazımı da banttan yayınlayacağım,duyurulur! :)
ama ben böyleyim diye yorum yapmazsanız küsüşürüm!:( geçecek dedik ya!
cvp da yazıcam size,endişe etmeyin! :P
 

25 Ağustos 2010

vandallığın böylesi!




dün gece oturmuşuz bizim mekandaki bir banka,çekirdek çitliyoruz kankulimle..
konu erkek triplerine,bazılarının pislik oluşuna,aşk iyidir'e geldi..
hatta kankulimin ''aşk olmasın,ölsün'' özlü sözünü andık bir kez daha!

S:hayat niye bu kadar zor ki?
F:sanki sen kolay mısın?
S:hadi çizelim-kıralım bu bankı! (iblis sonrası vandal)
F:adımızın baş harflerini de kazıyalım lütfeeeeeeeeeeeen!!! 
S:sene de bir gün bu bankta buluşalım!

sonra yalancıktan gülüşmeler fln..
 
demem o ki ;biz gerçekten kolay mıyız?

21 Ağustos 2010

lütfen biri beni öldürsün!!!






 sanırım dün öğlen 12de uyanmıştım!
şu saat oldu gram uyku yok gözümde...



p.s.:bu arada bu ünlü tablo kimin bilen var mı?
       uyuyup uyanırsam,kontrol edicem cvplarınızı...







18 Ağustos 2010

sakin...



beautiful tango, take me by the hand
beautiful tango, until you make me dance
how sweet it can be if you make me dance?
how long will it last, baby if we dance?

come to the, come to the world
come to the, come to the world
and baby let me show you things
cause time is running and we can loose, baby come and dance we gonna make it threw
cause we've got time
yes we've got time

beautiful stranger, don't want to know your name
beautiful stranger, just want to take your hand
how sweet it can be if you make me dance?
how long will it last, baby if we dance?

come to the place where the skin speaks
a secret words in spanish
where the night turns out the lights of day

for us to show some courage

so don't go if you wanna know
don't go if you don't know
don't go, if you wanna know
don't go, don't go, don't go

beautiful stranger, take me by the hand
make me dance all night
i wanna take the chance
i love the way you move
and the way you put your hands on my hips
are moving while you take it slow
makes me feel like i'm on a river flow
cause we've got time
and yes we've got time

beautiful stranger, i wanna loose my mind
beautiful stranger, in the depth of your eyes
beautiful stranger, oh oh oh oh
i remember, i remember, i remember...your

sweet music, sweet sweet sweet music, sweet music rising...




ressamlar kuşağı/VAN GOGH


(1853-1890) Vincent van Gogh was born near Brabant, the son of a minister. In 1869, he got a position at the art dealers, Goupil and Co. in The Hague, through his uncle, and worked with them until he was dismissed from the London office in 1873. He worked as a schoolmaster in England (1876), before training for the ministry at Amsterdam University (1877). After he failed to get a post in the Church, he went to live as an independent missionary among the Borinage miners. He was largely self-taught as an artist, although he received help from his cousin, Mauve. His first works were heavily painted, mud-colored and clumsy attempts to represent the life of the poor (e.g. Potato-Eaters, 1885, Amsterdam), influenced by one of his artistic heroes, Millet. He moved to Paris in 1886, living with his devoted brother, Theo, who as a dealer introduced him to artists like Gauguin, Pissarro, Seurat and Toulouse-Lautrec. In Paris, he discovered color as well as the divisionist ideas which helped to create the distinctive dashed brushstrokes of his later work (e.g. Pere Tanguy, 1887, Paris). He moved to Arles, in the south of France, in 1888, hoping to establish an artists' colony there, and was immediately struck by the hot reds and yellows of the Mediterranean, which he increasingly used symbolically to represent his own moods (e.g. Sunflowers, 1888, London, National Gallery). He was joined briefly by Gauguin in October 1888, and managed in some works to combine his own ideas with the latter's Synthetism (e.g. The Sower, 1888, Amsterdam), but the visit was not a success. A final argument led to the infamous episode in which Van Gogh mutilated his ear. In 1889, he became a voluntary patient at the St. Remy asylum, where he continued to paint, often making copies of artists he admired. His palette softened to mauves and pinks, but his brushwork was increasingly agitated, the dashes constructed into swirling, twisted shapes, often seen as symbolic of his mental state (e.g. Ravine, 1889, Otterlo). He moved to Auvers, to be closer to Theo in 1890 - his last 70 days spent in a hectic program of painting. He died, having sold only one work, following a botched suicide attempt. His life is detailed in a series of letters to his brother (published 1959).



Video Provided by Allpaintings Art Portal.

Music by Antònia Font


17 Ağustos 2010

ben bilmem ki diyarbekirce...

mahsum-berat-ensari
soner-zeynep
kaldığımız yerden devam...
1)
pixis:-durun evladım!!!ayrılın bakayım! 
        ne oluyor burda?niye kavga ediyorsunuz siz?
Berat:Xocaaa!bu benim çantama girmiş!!!!
pixis:-hönk! ?????!?!??! ne yapmıııış?
Berat:çantama girmiş..
Yusuf:öğretmenim ben....koegrnrnfkdlş
pixis:-sus!!!
         yani izinsiz karıştırmış mı çantanı?
Berat:evet Xocaa!
 pixis:oturun sıfırrrrrr!hehehe!böyle demedim tabi..ama hoş olabilirmiş :P

2)
mahsum:öğretmenim şöyle oldu..şimdi ben kantinden simit almıştım,kendime simit yerken berat geldi...
pixis: :D nasıl yani? sen başkasına da simit yiyebiliyor musun?
mahsum: yooooo!
pixis:hahhahah!

sonra anladım ki bu sadece simitle olmuyormuş..
-biz kendimize geziyorduk...
-ayşe kendine etek giymiş
-kendime top oynuyordum... 
                                                         çok eğlenceli!

3)
Zeynep:öğretmenim berat kalemiSİmi aldı!
pixis:neysiniii? :P
tabi bu gereksiz  _Sİ ekinin türevleri de yok değil..

kitabısımı,topusunu...etc.


(sanırım okulda olmayı özledim!bu kadar tatil çok beee!)

Bir Eflatun Ölüm

kırgınım, saçılmış
bir nar gibiyim

sessiz akan bir ırmağım
geceden
git dersen giderim
kal dersen kalırım

git
dersen
kuşlar da dönmez, güz kuşları
yanıma kiraz hevenkleri alırım

ve seninle yaşadığım
o iyi günleri,
kötü
günleri bırakırım.

aynı gökyüzü aynı keder
değişen bir şey yok ki
gidip
yağmurlara durayım.

söylenmemiş sahipsiz
bir şarkıyım

belki
sararmış
eski resimlerde kalırım

belki esmer bir çocuğun dilinde.

bütün derinlikler sığ
sözcüklerin hepsi iğreti

değişen bir şey yok hiç
ölüm hariç.

aynı gökyüzü aynı keder.

Behçet Aysan

14 Ağustos 2010

oh my dear !yarımlara bak!

pek art-niyetsizim şu aralar.. yani birazcık var tabi içimde ama..boş durmuyorum aslında..
şu aşağıdaki yarım resimlerime bakınca...boş duruyormuşum gibi geldi bir an..
madem yarım niye gözümüze sokuyorsun bunları derseniz eğer,
-ki demezsiniz,siz incesiniz!-
belki sizden utanır da bir an önce bitiririm diye izlekler.. :(

şu anda bitirme çabalarında olduğum yağlı boya
biliyorum bu haliyle pek afili durmuyo ya.. bir de bitince görün onu siz!!!
(iddaa'lıyım :P)

bu da bir diğer yağlı boya,ebat olarak diğerinin 2 katı... ve yaklaşık 1,5 yıldır yarım..
ama diyarbakır'a taşıyamazdım ya cnm...
 

ay pardon! bu reco'mun bana hediyesi olan resim :P
(reco:d.bekir'den 6.sınıf öğrencim)
bu da yan flüt çalan bi ünlü ama şöyle alıcı gözle baktımda silmem gereken yerler  var...
zemin karanlık olacak,bol gölgeli diye adamı sert bakışlı yapmışım! :P
 ve bu ikisi board marker'la can sıkıntısı karaladıklarım...(d.bekir)

evet biliyorum,yanak düzelecek! :P söylemenize hiç gerek yok!
o daha çok yarım!






12 Ağustos 2010

güz olsan da,kış olsan da yeter artık isyan olsan da!

nerden nereye be kardeşim?!
af çıkmış ve tatil'e mahkum olmaktan kurtulmuşken,
otomobille balıkesir'den istanbul'a dönüşte,radyoda eskilerden bir şarkı duydum önce:
BU AŞK BİTMELİ!

-'aa!bu yeni ama!hemde kolpa'ya benziyor..eskiden serkan civelek diye bi adam vardı :) çok severdim onu! hatta bir de güzelim diye bir şarkısı vardı,bayılırdım'
dedim O'na!
-'hatırlıyorum' dedi ve güldü...
şarkıya eşlik ettik sonra!

kolpa - bitmeli | izlesene.com


ama orjinali tadından yenmez!

Serkan Civelek  Bitmeli Ya Da Bitmeli
Yükleyen karamazov07. - Video klipler, sanatçı röportajları, konserler ve çok daha fazlası.

sonra az önce -güzelim-i araştırdım
ama ne klip ne de mp3 ü mevcut!!! bir de hz. google derler,yalannn!not:şarkıyı bulan bir insan evladı varsa lütfen hayvanlık yapmasın! bana ulaştırsın!

onu bulamasam da başka bi şarkı takıldı gözüme!
nasılda unutmuşum!!
öztürk-kaç gel!

öztürk kaç gel | izlesene.com
o dönem kral tv müzik ödüllerinde en iyi klip seçilmişti!

neyse.. demem o ki!
müzik sadece bir gıda değil,
elle tutulmayan,gözle görülmeyen varlıklara da iyi bir örnektir!

05 Ağustos 2010

gerçek yeşil!


Artık BP’nin yeni bir logosu var. Şimdi sıra bu logoyu yaymakta!

ayrıntılı bilgi için tıklayınız: greenpeace


 

yakıt reklamlarındaki tarz  değişikliğinin nedeni anlaşılmıştır sanırım artık!






Creative Commons License

...


her geçen gün aRt-ıyor!