Sanat aşkı başka işte!Siz düşünmemeye çalışsanız da,tembellik yapsanız da yiyip bitirir sizi... Tembelliğiniz sadece malzemeleri elinize alana kadardır.Bir kez elinize geçti mi fırça...durmak imkansız gibi!
Seçtim bir vazo kendime...
Ama üstünde zürafalar var.. :( ne alaka şimdi!
Hayatım da ilk kez yapmaya kalkıştığım seramik konusunda uzmanmış gibi: 'ben bunları zımparalasam olmaz mı?' dedim.Tina şaşkın..hem ilk kez yapacağımı söylüyorum..hem de artistlik yapıyorum.Olur dedi...ve başladım çini usulü seramik çalışmaya.
Neyse..Tina bir kez daha şaşırdı..henüz çamur haldeki vazoyu kırmadan, pürüzsüz bir çalışma çıkardım ortaya.
Çini ile seramik arasındaki farkı soracak olursanız... seramikte malzemelerimiz kurutulmuş fakat fırınlanmamış çamur..malzeme hala yumuşak ve şekillendirilebiliyor,hatta kenarlarında fazladan çamur oluyor ve onları temizlemek de bizim işimiz,ve tabi kolay kırılabilir. Fakat çini fırınlanmış malzeme üzerine yapılıyor.
Şimdi gelin Beverly Yenge için hazırladığım vazonun aşamalrına göz atalım :))
Boyama aşamasından sonra ilk fırınlanması gerçekleşiyor,çıktığında mat bir görüntüsü var.Cilalandıktan sonra ikinci kez fırınlanıyor ve parlak renkleriyle tamamen hazır hale geliyor.
İşin en kötü kısmı ise ben kendi ellerimle yaptığım bu vazonun bitmiş halinin fotoğrafını çekemedim :(
Bana kalan Beverly yengenin iphonu ile yarım yamalak çektiği bu fotoğraf
Yine aynı lalelerin bulunduğu bir kase ile takım yaptım..Fırınlandıktan sonra almak için gittiğimde Tina ve dükkandaki diğer iki kadın da bayıldılar ve yengemiz de... :) Kendim vermeye fırsat bulamamıştım ama facebookuna bu fotoğrafı ekleyerek teşekkür etmiş...
Aslında hediye bahane,ben öyle keyif aldım ki yaparken...beğenmeseler de olurdu!



























