22 Haziran 2010

ayrılık ölümdür

 Erkek kadına dedi ki:
-Seni seviyorum,
ama nasıl,
avuçlarımda camdan bir şey gibi kalbimi sıkıp
parmaklarımı kanatarak
...kırasıya
çıldırasıya...
Erkek kadına dedi ki:
-Seni seviyorum,
ama nasıl,
kilometrelerle derin, kilometrelerle dümdüz,
yüzde yüz, yüzde bin beş yüz,
yüzde hudutsuz kere yüz...
Kadın erkeğe dedi ki:
-Baktım
dudağımla, yüreğimle, kafamla;
severek, korkarak, eğilerek,
dudağına, yüreğine, kafana.
Şimdi ne söylüyorsam
karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana..
Ve ben artık
biliyorum:
Toprağın -
yüzü güneşli bir ana gibi -
en son en güzel çocuğunu emzirdiğini..
Fakat neyleyim
saçlarım dolanmış
ölmekte olan parmaklarına
başımı kurtarmam kabil
değil!
Sen
yürümelisin,
yeni doğan çocuğun
gözlerine bakarak..
Sen
yürümelisin,
beni bırakarak...
Kadın sustu.
SARILDILAR
Bir kitap düştü yere...
Kapandı bir pencere...
AYRILDILAR...

Nazım Hikmet Ran

6 yorum:

Anti-Kahraman dedi ki...

iste bunu yapmicaktin bana

pixis dedi ki...

isteyerek olmadı müttefikim!

Adsız dedi ki...

üzücü mü sence bu şiir?yoksa bişeyleri mi anımsatıyor insana?ya da olabilecekleri düşündürüp korkutuyor mu biraz?

pixis dedi ki...

gerçekliği ürkütüyor sanırım...

ali zafer sapci dedi ki...

Güzel paylaşımlarınızın yeni farkına vardım, selamlar.

pixis dedi ki...

güzel düşünceniz için teşekkür ederim :)

Creative Commons License

...


her geçen gün aRt-ıyor!